Haber

Akbelen’de Ağaçları Kesen YK Enerji İle Orman Genel Müdürlüğü Arasında 6 Milyon 100 Bin Liralık Protokol Ortaya Çıktı.

TAMER ARDA ERSİN

Akbelen Ormanı’nı genişletmek amacıyla ağaçları kesmeye başlayan Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. (YK Enerji) ile Orman Genel Müdürlüğü arasında ‘Ağaçlandırma İşbirliği Protokolü’ olduğu ortaya çıktı. Muğla’nın Milas ilçesinde maden sahası. Protokole göre şirket, Amasya, Sivas ve Bingöl’e 3 yılda 1 milyon fidan dikimi için 6 milyon 100 bin lira ödemeyi taahhüt etti. prof. Doğan Kantarcı, protokolün kesilen ağaçların kaybı ve yapılacak ağaçlandırma için para olduğunu belirterek, “Kayalar 1000 yıl sonra toprak olsa ve Allah onlara 1000 yıl ömür verse ben inşallah diktikleri ormanı görürler.Orman Genel Müdürlüğü ile yapılan bir kaç açık ocak işletmeciliği dışında işletmeci firma ağaçlandırma yaptı.İnsanları aptal yerine mi koyuyorlar?insanlar olup biteni görmüyor mu? Kazdıkları taş çukurlara, yığdıkları taş malzemeye fidan dikip orman yetiştirecekler mi?” söz konusu.

Muğla’nın Milas ilçesindeki maden sahasını genişletmek isteyen YK Enerji’nin Akbelen Ormanı’ndaki ağaçları kesmek istemesine İkizköy halkı yaklaşık 3 yıldır direniyordu. Şirket, ormandaki ağaçları kesmek için 24 Temmuz’da çalışma başlattı. Ağaçların kesilmesine karşı çıkan İkizköy halkı ve çevrecilere polis ve jandarma müdahale etti. Bazı köylüler ve çevreciler gözaltına alınırken, ormandaki ağaçlar kesilmeye başlandı.

Ağaçları kesen şirket, YK Güç ve Orman Genel Müdürlüğü arasında ‘Ağaçlandırma İşbirliği Protokolü’ olduğu ortaya çıktı. 18 Aralık 2019 tarihinde imzalanan protokol ile; Şirket, 3 yılda 1 milyon, 2020’de 300 bin, 2021’de 300 bin ve 2022’de 400 bin fidan dikimine mali katkı sağlamayı taahhüt etti. Protokole göre, Orman Genel Müdürlüğü fidanları dikecek ve fidanları 3 yıl süreyle korurken, fidanların dikimi ve bakımı için de Orman Genel Müdürlüğü’ne ödeme yapacaktı. Protokoldeki ödeme tablosuna göre firma 1 milyon fidan için 6 milyon 100 bin lira ödeyecekti. İşbirliği protokolünde şirketin Amasya’da dikilecek 390 bin fidan için 2 milyon 370 bin lira, Sivas’ta dikilecek 370 bin fidan için 2 milyon 260 bin lira, 240 bin fidan için ise 1 milyon 470 bin lira ödenmesi hükmü yer alıyor. Bingöl’de dikilecek. .

LİMAK HOLDİNG PROTOKOL İMZALADI

Öte yandan YK Enerji’nin ortaklarından Limak Holding’in 2020 yılında Orman Genel Müdürlüğü ile ağaçlandırma iş birliği protokolü imzaladığı ortaya çıktı. Limak Holding’in faaliyet raporunda “2 milyon fidan” 2020 yılında imzalanan “Ağaçlandırma İşbirliği Protokolü” kapsamında 2022 yılı sonu itibari ile yurt genelinde dikilmiş olup, nihai hedef bu sayının 2025 yılı sonuna kadar 5 milyona çıkarılmasıdır.

“50 KAT DAHA”

Akbelen’de direnişe destek veren köylülerin avukatı İsmail Hakkı Atal, şunları söyledi:

“300-350 bin civarında ağaç kesilecek. 760 bin metrekarelik bir alan. 2 metrekareye 1 ağaç dersek 350 bin ağaç yapılacak. Bunların arasında 180 yıllık ağaçlar var. Ormandaki ağaç sayısı 150-200 civarındadır.Karbondioksit salımı açısından kesilen bir ağaç sera gazı salmaz.Yeni dikilen bir fidan ile yeni dikilen bir fidan aynı yeteneğe sahip değildir.Sera gazı salımı yeni dikilen bir fidanın emisyon yeteneği 30’da 1 civarındadır.Ağaç diktiği fidandan 50 kat daha fazla sera gazı emerek iklimi düzenler.1 fidan beslerse 20 yılda ağaç olur.Akbelen’deki orman doğal bir orman, taşı delen ve filizleriyle çıkan bir ağaç gördüm.”

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Doğan Kantarcı protokole ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“KESME AĞACI PARA”

Açık ocak işletmeciliği yapan firmalar, Orman Genel Müdürlüğü’nün ilgili işletmesi ile protokol ve taahhütte bulunur. ‘O kadar ağaç kesilecek. Orman İşletmesinin belirli bir süre kesilen ağaçların artması nedeniyle uğradığı zarar ve alanın ağaçlandırılması için gerekli ağaçlandırma bedeli şirket tarafından orman işletmesine ödenir. Bahsettiğiniz protokol bu. Ancak Sekköy’den beri kömür çıkarmak için açılan eski çukurlarda fidan dikilip ağaçlandırılan yerler var mı? İsmet Paşa’nın bir sözü vardır; ‘Yaptıkları, yapacaklarının alametidir’ kederi. Fidanları nereye dikecekler? Açtıkları yer bir taş çukuru. Taşın üzerine fidan dikilmişse. Tüm kayalık dağları ağaçlandırmıştık. Kazdıkları kireçtaşı malzemeyi üst üste yığıyorlar, bu kaya oymaları. Kaya modüllerini istifliyorlar. Taşlar 1000 bin yıl sonra toprak olsa ve Allah onlara 1000 yıl ömür verse, diktikleri ormanı inşallah görürler.

“ORMAN YETİŞTİRECEKLER Mİ?”

Orman Genel Müdürlüğü ile yapılan açık ocak işletmelerinin bir kaçı dışında işletmeci firma genel olarak ağaçlandırma yapmış mıdır? İnsanları aptal yerine mi koyuyorlar? İnsanlar orada neler olduğunu görmüyor. Kazdıkları taş çukurlarda ve yığdıkları taş malzemede fidan dikip orman mı yetiştirecekler?

1983’ten beri bunların peşindeyim. 3 termik santralin ekspertiz raporunu hazırladık. Daha 1995’te ‘Kapatın’ dedik. Aydın İdare Mahkemesi kapatıldı. Devlet sorumluluğu üstlendi ve açtı. Peki, o zamandan beri oluşan zararlar için dava açsak, hesabı kim verecek? Düşünün kaç yıl geçti. Ben ve meslektaşlarım 40 yılda 50 küsur çalışma yayınladık. Birlikte çalıştığım asistanlar profesör oldular. Bazıları emekli bile oldu.

“YER ALTI SUYUNU BESLİYOR”

Bu kömürün üzerindeki kireçtaşı malzeme diğer iki tabakadır. Altta killi kireçtaşı vardır. Bu killi kireçtaşı, suyun daha derinlerine nüfuz etmez. Çünkü kil suyu emer, şişer ve geçirimsiz bir taban görevi görür. Üzerindeki kireçtaşı, Mesozoik yaşlı sert kireçtaşıdır. Çatlak bir yapıya sahiptirler. Orman, binlerce yıldır bu çatlamış kireçtaşlarından oluşan topraklarda büyümüştür. Araziye düşen yağış, kireçtaşındaki çatlaklardan derinlere sızarak yeraltı sularını oluşturur. Dipteki killi kireçtaşı suyu aşağı indirmez. Bu geçirimsiz tabanın üzerinde yeraltı suyu oluşur. Bu yeraltı suyu bodrumu besler, çevredeki dereleri besler. Bu nedenle kullandığımız yüzey ve yer altı sularının tamamı kırık kireç taşından gelmektedir. Aynı zamanda bu çatlamış sistem ormandaki ağaçları besler.

“SÜRÜCÜLERDEN SU AKIYOR”

Örneğin Çamlık kuyularından alınan su azaldı. Bu derin kuyular çatlaklı kireçtaşları ile beslenmektedir. Derelerden su akmıyor. Git ve suyun çıktığı vadiyi gör. Çünkü kalkerden çıkan su kesilmişti. Kesintinin nedeni ise şirketin madencilik faaliyeti. Bu sert kireç taşını çıkarmak için buldozer veya kova kullanamazsınız, patlatmanız gerekir. Altındaki kireç taşını çıkarmak için patlatma yapmanız gerekiyor. Bundan sonra kömüre ulaşabilirsiniz. Kömüre ulaşmak için tepedeki patlamanın parçaladığı kalkerleri toplayıp bir yere yığacaksınız.

“KANDİLLİ PATLAMALARI TESPİT ETTİ”

Bu patlamalar Kandilli Rasathanesi’nde deprem olarak kayıtlara geçiyor. Patladıklarında Kandilli bunu algılıyor. Bu patlamalar deprem etkisi yaratır. Çatlak kalker içinde suyun gidip geldiği yerlerde binlerce yılda oluşmuş su yolları vardır. Patladığınızda bu su yolları değişir. Tüm su kaynakları kesilir. Onun için kesimin yapıldığı alan, “Akbelen Ormanı” olarak adlandırılan orman, Bodrum’un su ihtiyacını karşılayan nadide yerlerden biridir. Geçmişte yarmaların yapıldığı, çukurların açıldığı yerler hem Bodrum’un hem de çevresinin su ihtiyacını karşılıyordu.

“TURİZMİ OLUMSUZ ETKİLİYORSUNUZ”

Konuya ve ekosisteme bu açıdan baktığımızda vahim bir olayla karşı karşıyayız. Ormanı kesiyorsunuz ama su kaynaklarını yok ettiğinizde buradaki tüm insanların varlığını ve devamlılığını yok etmiş oluyorsunuz. Ayrıca doğa turizmine de çok olumsuz etki etmiş olursunuz. Elektrik konusuna gelince; Bu bahis abartılıyor. Türkiye’de ‘Interconnected elektrik sistemi’ var. Termik santrali kapatırsınız, gerekli elektriği bu sistemden alırsınız. Termik santrallerinizi de kömür yerine doğalgaz ile çalışacak şekilde yenileyebilirsiniz. Ayrıca güneş enerjisi kullanımını küçük ölçekli evlere ve mahallelere de yayıyorsunuz (buna Site diyorlar). Herkes kendi konutunun ihtiyacı olan elektriğin değerli bir kısmını çatısında üretiyor.

yesillihaber.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu